Blog

bir arkamı döndüm... ||| Tarih/Saat: 16.09.09/3:53

Etiketler: küpçük, sıraya girmek

Sanırım geçtiğimiz nisan ayında dahil olduğum konuşmalarda yer yer şunu savundum: "hayattaki en kötü şey sıraya girmektir". Bu konuyu burada da bir miktar irdeleyip ardından bir alıntıyla bu yazıyı sonlandıracağım.

Sıraya girmek iğrenç bir şeydir çünkü sıraya girdiğiniz anda bir insan grubuna dahil oluverirsiniz. O noktada "yemek yemek için bekleyen insanlar" ya da "otobüse binmek için bekleyen insanlar"dan biri olmuşsunuzdur ve kaçış yoktur varsa bile sizden bir şeyler götürür. Gelmeye çalıştığım nokta şu: sıraya girdiğinizde genellenirsiniz, oysa yıllardır özelleşmeye çalışmışsınızdır.

Peki sıraya girmek, genellenmeyi doğuruyorsa sıraya girmeyi genellenmekten daha kötü yapan şey nedir? Sıraya girmek etken bir eylemdir. Yani sıraya girdiğinizde kendi kendinizi genellersiniz. Kendinizi savunabileceğiniz bir dış faktör bile yoktur, sorumlu sizsinizdir.

Alıntımıza geldik:

Küpçüğün içini kemiren derin tutkusunu dile getirmesinin hemen ardından en yakın arkadaşım Merve "Zaten bütün erkekler ..." diye bir cümleyle karşı çıktığında Küpçük şöyle isyan etti:

"Nasıl da acımasızca genelledin beni? Artık yalnız bile kalamıyorum!"

Hoşçakalın

Yorumlar(1)  Yorum Yap  Bookmark & Paylaşım

***

Yorumlar:

kollektif bir yapının parçası olmaya karşı direnç, birey olmaktan duyulan hazzın gururla taşınması gereken simgesidir. Hayata dair başarılar elde etmek için daha büyük organizasyonlara dahil olmak yetersizlik, varlığından uzaklaşmak için daha büyük organizasyonların potasında erimeyi istemek zavallılıktır. Burak Budanur'u alnının en pak yerinden öpüyor ve arkadaşım olmasından duyduğum gururu Eskimolar'a dahi anlatmak istiyorum.
Yazan: küpçük Websitesi: http://bitthedustloser.blogspot.com/ Tarih/Saat:19.05.10/16:03

***

Yorum Yap:

İsim
E-posta (gizli tutulacak)
Websitesi